Bazen bir rüya gelir Yarım kalır. Gitmiş biri döner. Ama konuşamazsınız. Bakarsınız, uyanırsınız. Söylemek istedikleriniz dudakta asılı kalır. Ve sabah, gözünüzde bir nem, göğsünüzde sessiz bir baskı kalır.
Bu yazı bir dua değil. Bu bir zikir. Ama sesli değil. Sadece rüyada açılan ama kapanamayan kapıları içeriden kapatmak için bir sessiz tamamlanış.
Rüya Vedaları Neden Yarım Kalır?
Çünkü bilinç, konuşmayı yetiştiremez. Kalp bir şeyler söylemek ister ama rüya zamanı sınırlıdır. Ve çoğu zaman veda edilmeden bir bakışla ayrılırsınız. Ama asıl ayrılık, sabah uyandığınızda başlar. Çünkü rüyada söyleyemedikleriniz gerçekte bir **yük** olarak kalır.
Bu Zikir Ne Yapar?
Bu zikir hiçbir şeyi çağırmaz. Kimseyi geri istemez. Sadece içten bir kapanış yaratır. Rüyada konuşulamayanı kalpte bir titreşimle tamamlar. Ne kelime gerekir Ne ses. Sadece niyet ve tekrar.
Zikrin Uygulanışı
- Yalnız, loş bir ortamda otur.
- Rüyanda vedalaşamadığın kişiyi gözünün önüne getirme. Sadece onun varlığını çağır, görüntüsünü değil.
- Sağ elini göğsünün tam ortasına koy.
- Gözlerini indir. Kapatmana gerek yok.
- İçinden, sadece şu kelimeyi üç nefeste geçir:
Enzel
Bu kelime ne Arapça, ne Farsça, ne Latince. Bu kelime, sadece kapanmamış bir kapıya seslenen bilinç dışı bir titreşim. Anlamı yok. Ama etkisi tamamlayıcı.
Enzel Ne Zaman Söylenir?
- Rüyanda birine seslenemediğinde
- Veda edemeden uyanınca
- Ölmüş bir yakının seni ziyaret ettiğinde ama konuşulmadığında
- Uyanınca göğsünde ağırlıkla gözünü açtığında
Ve Son Satır:
Gidenin rüyadaki sessizliği belki onun huzuruydu. Ama senin sessizliğin hep içinde yankılanacak bir çığlıktır. İşte bu zikir, o çığlığı susturmaz. Ama **titreştirerek tamamlar**. Sen duymasan da karşı taraf duyabilir.
Çünkü bazı vedalar sesle değil, sadece içten geçilerek tamamlanır.