Gün normal ilerliyor. Ne kötü bir haber var, ne de olağan dışı bir gelişme. Ama içinde tuhaf bir sıkıntı, tarif edemediğin bir gerilim var. Sanki birazdan bir şey olacak. Ne iyi ne kötü tam kestiremiyorsun. Ama o bir şey olacak hissi geçmiyor. Düşünmüyorsun, hissediyorsun. İşte burada devreye bedenin değil, ruhunun radarları giriyor.
Çünkü o his, çoğu zaman bilinçten değil, algılayıcı alanlarından gelir. Zihin anlamlandıramaz ama ruh çoktan sinyali almıştır. Tıpkı gökyüzü kapalıyken kuşların bir fırtına yaklaştığını anlaması gibi.
Bu Hissi Tetikleyen 3 Farklı Frekans Kaynağı
1. Bilinçaltı Dosya Sızıntıları
Sen farkında olmasan da zihninin derinliklerinde kayıtlı olan olaylar, belirli zamanlarda yüzeye çıkmaya başlar. Özellikle daha önce travmatik bir olayın yaşandığı tarihler, mekânlar ya da kişilerle yakın temasta bulunman, sende hazırlık halini tetikler. O olay henüz olmamış olsa da sistem tekrar olasılığını hesaplamaya başlar. Ve bu hesaplama bedende his olarak belirir.
2. Zaman Katmanlarındaki Duyusal Sızıntılar
Yaşadığın her an, düz çizgide ilerlemez. Bazı zamanlar üst üste biner. Geçmiş, şimdi ve gelecek arasında duyusal çatışmalar oluşur. Bu çatışmalar, bazı hassas insanların sisteminde yoğunluk yaratır. Bu yoğunluk; baş ağrısı, mide sıkışması, kalp çarpıntısı ya da sürekli olacakmış gibi bir hisle kendini gösterir.
Aslında bu, zaman çizgilerinin çakışmasıdır. Sen henüz o ana gelmedin, ama onun yankısını duymaya başladın.
3. Enerji Alanındaki Sinyal Bozulması
Her insanın etrafında görünmeyen bir enerji alanı vardır. Bu alan dış etkilerden, mekanlardan, kişilerden ve göksel dalgalanmalardan etkilenir. Özellikle bazı doğal olaylar (güneş fırtınaları, ay tutulmaları gibi) öncesinde bu alan dalgalanır. Ve bu dalga, zihinsel olarak değil ama sezgisel sistemde hissedilir.
Senin bir şey olacak dediğin anlar, aslında alanının frekans uyumsuzluğu yaşadığı anlardır.
Bu His Aşağıdaki Durumlarla Daha Sık Ortaya Çıkar
Durum | Hissin Yoğunluğu | Neden Oluşur? |
---|---|---|
Dolunay öncesi | Yüksek | Su ve elektromanyetik denge değişimi |
Uyku öncesi ya da uyanır uyanmaz | Orta-Yüksek | Ruhsal alanla fiziksel alanın karışımı |
Kalabalık ortamdan çıktıktan sonra | Orta | Farklı enerji kalıntılarını üstünde taşıma |
Aynı rüyanın tekrar etmesi | Yüksek | Ruhun mesaj döngüsünü tamamlayamaması |
Peki Bu His Gerçek Mi, Yoksa Kaygı Mı?
Bazı durumlarda bu his, evet, sadece anksiyetik bir refleks olabilir. Özellikle sürekli tehlike beklentisi yaşayan bireylerde bu duygu içgörü gibi hissedilir ama aslında zihin mekanizmasının döngüsüdür. Fakat fark şurada yatar:
- Kaygı zihinde konuşur, öncesinde senaryo üretir
- Gerçek sezgi sessizdir, ama bedende kendini gösterir
Eğer his aniden ve durduk yere ortaya çıkıyor, senaryo üretmeden sadece bir şey oluyor şeklinde hissediliyorsa, o bir iç radar sinyali olabilir.
Bu Hisle Ne Yapmalı?
1. Tepki Vermeden Gözlemle
İlk yapman gereken şey, his geldikten sonra hemen harekete geçmek değil, izlemek. Bu his tekrar ediyor mu? Günün hangi saatlerinde geliyor? Belirli bir kişi ya da ortamla mı tetikleniyor? Gözlemlemek, hissin kodlarını çözmene yardım eder.
2. Duyguyu İfade Etmeden Bedeni Rahatlat
Bir şey olacak hissi geldiğinde susmak daha iyidir. Çünkü bu hissi başkalarına anlattıkça çoğu zaman onların enerjisiyle karışır. Bunun yerine kısa yürüyüşler, derin nefes egzersizleri, hafif esneme hareketleri ile sistemini rahatlat. Unutma, hissin etkisi senin verdiğin tepkiyle şekillenir.
3. Eğer Aynı Anda Başka Kişiler de Hissediyorsa...
O zaman bu artık bireysel bir içgörü değil, kolektif bir frekans değişimidir. Aynı gün içinde senin gibi hisseden başka insanlar varsa, bu hissin bireysel değil evrensel bir kaynağı olabilir. Ve bu genellikle büyük değişimlerin hemen öncesinde olur.
Son Noktada Şunu Bil
Bir şey olacak hissi her zaman kötü bir şeyin habercisi değildir. Bazen büyük bir sıçrama öncesi olur. Bazen ruhsal bir uyanışa yaklaştığın içindir. Ve bazen sen henüz fark etmesen de zaman çizgisi bükülmeye başlamıştır.
Gerçek şu ki, ruh sezgisel bir uyarı sistemiyle donatılmıştır. Ve bu sistem konuşmaz. Sadece titreşir.
O yüzden bir dahaki sefere yine aynı hissi yaşarsan, kendine şu soruyu sor:
Belki de bir şey olacak değil, bir şey çoktan olmaya başladı da ben yeni fark ediyorumdur.