Bir anlığına dünya sessizleştiğinde Telefon çalmıyor, kimse bir şey istemiyor, ekranda bildirim yok Ve zihnin sustuğunda O sonsuz uğultu yok olduğunda Derinlerden gelen o sesi duyarsın. Peki kim bu ses? Düşünce değil, bilgi değil, duygu değil. O halde bu kim?
İnsan, zihin dediği yapının içinde öyle çok yankılanır ki çoğu zaman kiminle konuştuğunu bile bilmez. Zihin düşünür, yargılar, karşılaştırır, yorumlar. Ama bir gün olur, sessizlik içinde yalnız kalırsın. Ve işte o an gelen ses... işte orada asıl soru başlar:
O Konuşan Sen Misin, Yoksa Seni Gözlemleyen Mi?
İçinde bir ses konuşmaya başlar ama bu ses senin sesin gibi gelmez. Sanki öteden beri tanıdığın, ama bir türlü hatırlayamadığın bir dost gibi. Ne bağırır ne fısıldar. Konuşmaz aslında, daha çok bilir. Anlatmaz, hissettirir. Cümleleri yoktur ama anlamı taşar.
O an fark edersin ki, bugüne kadar "ben" sandığın şey aslında sadece bir arayüzmüş. O arayüz sustuğunda arkadaki gerçek varlık sahneye çıkar. Ve bu varlık; zihnin ürünü değil, zihin sustuktan sonra kalan şeydir.
Zihnin Ürettiği Kimlikler Çökünce Ortaya Ne Çıkar?
Adın, yaşın, mesleğin, geçmişin, başarıların, korkuların Bunların hepsi zihin etiketleridir. Susturduğunda bunlar kaybolmaz; önemsizleşir. Ve ilk kez sen, etiketlenmemiş, çıplak, sade halinle kalırsın.
Peki bu kimdir? Bütün etiketleri çıkarınca geriye ne kalır?
Zihinsel Kimlik | Sustuktan Sonra Ortaya Çıkan |
---|---|
Ben biriyim | Ben varım |
Ben şu mesleği yapıyorum | Ben deneyimleyenim |
Ben geçmişimim toplamıyım | Ben şimdi olanım |
Ben düşündüklerimim | Ben tanık olanım |
Bu Sesi Neden Daha Önce Duyamadın?
Çünkü zihnin seni korumaya programlıydı. Savaş-kaç mekanizması, sosyal maskeler, öğrenilmiş inançlar Bunların hepsi seni dünyada yönlendirmek için tasarlanmış araçlardı. Ama hiçbiri sen değildi. Sadece seni hayatta tutmaya çalışıyorlardı. Ve bu gürültünün içinde o ilk sesi bastırdılar.
O ses bekledi. Çünkü gerçek kendini göstermez. Görülmeyi bekler.
Zihin Sustuğunda Gelen Sesin Özelliği Nedir?
- Yargılamaz. Çünkü dualiteyi bilmez.
- Gelecekten bahsetmez. Çünkü zaman onun için geçersizdir.
- Asla panik yaratmaz. Sükunetiyle öğretir.
- Konuşmaz ama sen onun ne dediğini bir anda bilirsin.
O Konuşan, Sen Değilsin Ama Her Zaman Sendeydi
İşte bu yüzden o sesi duyduğunda hem tanıdık hem yabancı gelir. Çünkü doğduğundan beri içindedir ama bir türlü onunla tanışmamışsındır. Bu, senin öz benliğindir. Ruhunun dili, sezgisel hafızan, kaynağa ait olan parçan Ona birçok isim verilebilir. Ama o isimleri umursamaz. Çünkü isimler dünyaya aittir, o ise sana.
İlk Konuşan Gerçek, Asla Bağırmaz
İnsan çoğu zaman dışarıdan bir işaret bekler. Bir ses, bir rüya, bir mucize Ama asıl mucize içindedir. Zihin sustuğunda gelen ilk titreşim, işte o andır: Gerçek senle ilk kez karşılaşırsın. Belki gözlerin dolar, belki gülümsersin. Belki sadece sessizce oturursun. Ama artık yalnız olmadığını bilirsin.
Şimdi Sessiz Ol O Hâlâ Orada
Eğer bu satırları okurken zihnin susmaya başladıysa, o ses de yaklaşmaya başlamıştır. Korkma. Çünkü o, hiçbir zaman sana zarar vermedi. Sadece sen onu hiç duyamadın. Ve şimdi belki ilk kez onunla göz göze geliyorsun.
İşte gerçek kim bu: O hep sustu, çünkü sen hep konuştun. Şimdi sen sus. Ve onun ne kadar gerçek olduğunu fark et.