Kategoriler
AstrolojiPopüler KonularYaşam RehberiKariyer TavsiyeleriKişisel GelişimZenginler ve FakirlerSite TanıtımlarıKaranlık İnternet GerçekleriNe? Nedir? Nasıl?Kadim Gizli BilgilerMeditasyon ve OlumlamalarSpiritüalizmSpiritüel Rüya TabirleriYurt Dışında EğitimDualarBilgisayar ve GüvenlikYZ ile Para Kazanma Rehberi

Adı Konmamış Korkuları Ruh Haritasından Söküp Atan Yitik Sözcük

Kimi korkular vardır, ne adı vardır ne de kaynağı. Sanki bir sabah omzuna konmuştur. Kime ait olduğunu bilmezsin ama seninle yaşar. Uyanınca nefesini sıkar, gece olduğunda düşüncelerini tırmalar. Ve zamanla, kim olduğunu sandığın kişinin bir parçası haline gelir.

İşte bu yazı, sana bu görünmeyen korkuların aslında bir konakçı olduğunu hatırlatmak için var. Ve bu konakçının kovulması için… kadim zamanlardan beri fısıldanan, ama modern dilde unutulmuş bir yitik sözcük var.

Ruh Haritası ve Korku Noktaları

Ruh haritası, her insanın doğuştan taşıdığı duygusal koordinat sistemidir. İçimizdeki bu haritada bazı bölgeler, korkularla karartılmış alanlar olarak işaretlenir. Ama fark şu ki: Bu noktalar, isim verilmedikçe kalır. Adı konmayan şey, bilinçten kaçmayı sürdürür.

İşte burada, “sözün özü” devreye girer. Çünkü psikolojide de, spiritüalizmde de ortak bir sır vardır: Adı konan korku küçülür. Ama adı konamayan korku, şekil değiştirerek seni yönetir.

Yitik Sözcük: “ŞUHAM”

Kadim bazı metinlerde geçen, ancak günümüzde anlamı unutulmuş bu sözcük: ŞUHAM. Bir dua değil. Bir mantra değil. Ama bir hafıza silici, bilinç sıfırlayıcı ses olduğu rivayet edilir.

ŞUHAM: “Bilinçaltının Gölge Kayıtlarını Yak.”

Bu sözcük, yalnızca içeriden gelen bir korku dalgası hissedildiğinde kullanılır. Yani ne zaman, “Sebepsiz sıkıldım”, “Neden böyle hissettiğimi bilmiyorum” desen… O an geldi demektir.

Yitik Sözcük Ritüeli

Bu uygulama, bir tür içsel temizlik. İşte adımlar:

  1. Gece saat 02:00 civarı (bilinçaltının en açık olduğu saatlerde) yalnız kal.
  2. Gözlerini kapat ve içinde bir gölge varmış gibi hayal et. Şekli, cismi olmasa da hissi olur.
  3. Nefes alırken “ŞU”, verirken “HAM” diye fısılda. Ama bunu boğazında değil, göğsünde hisset.
  4. Bu sesi en az 7 kez titreştir. Her seferinde korkunun yer değiştirdiğini hissedeceksin.
  5. Son turdan sonra, içinden şu cümleyi geçir:
    “Tanımadığım ama taşıdığım tüm korkuları, geldiği yere geri gönderiyorum.”

Bilinçaltı Tepkisi

Bu sözcükten sonra bazı kullanıcılar aşağıdaki etkileri yaşadığını belirtmiştir:

Fiziksel Etki Ruhsal Yansıma
Soğuk terleme Bilinçaltının boşalması, toksik hatıranın çıkışı
Esneme, göz yaşarması Enerji boşalımı, korkunun çözülmesi
Kalp hızlanması Kilitli hafızanın geçici açılması

Bu Sözcüğün Gizli Kökeni

Araştırmacı ruhsal tarihçi Halef bin Mahmut’a göre ŞUHAM kelimesi, Babil’in son dönem ritüellerinde kullanılmıştır. Ruhsal korkuların fiziksel hastalığa dönüşmesini engellemek için, kâhinler bu sözcüğü toprağa üfleyerek uygularlardı. Bugün hâlâ bazı Uzakdoğu geleneklerinde bu ses titreşimine benzer yöntemler kullanılır.

Peki... Hangi Korkular Bu Sözcükle Uçurulur?

  • “Sebepsiz” anksiyete (kaynağı belli olmayan sıkışma hissi)
  • Gece gelen içsel panik (rüyasız uyanmalar)
  • İnsanlardan kaçma isteği (ama nedenini bilmemek)
  • Her şey yolundayken bile huzursuz hissetmek

Son Bir Not: Sözcük Değil, Sende Açtığı Alan Etkilidir

Unutma… Sözcük sadece bir anahtardır. Ama o anahtarı döndürmek, senin içsel cesaretindir. ŞUHAM kelimesi, sadece okuyanı değil, kullananı dönüştürür.

Korkunun adı yoksa, sen koy. Ama koyduğun anda, artık o senin esirin olur — sen onun değil.