Gönderiyorsunuz. E-postanız hazır. Başlık mükemmel, içerik kusursuz. Gönder tuşuna basıyorsunuz... Ve sessizlik.
Karşı tarafa ulaşmadı. Ya da spam kutusunun karanlık dehlizlerinde kayboldu.
İşte burada sorulması gereken gerçek soru başlar: Neden?
SPF, DKIM ve DMARC: Gerçekten Sorun Bunlar mı?
Herkes size SPF kaydı ekleyin, DKIM imzası kurun, DMARC kaydını oluşturun der. Ama gerçek şudur:
Bu kayıtlar sadece görünen kapıdır. Asıl savaş, kapının ardında yaşanır. Çünkü mail sunucularının gözünde sadece kayıtlara sahip olmak yetmez. Tüm sistemin kusursuz bir "güven puanı" üretmesi gerekir.
Görünmeyen Gerçek: E-posta Skorlaması
- SPF doğru olsa bile, DNS kayıtlarınızın TTL süreleri uyumsuzsa puanınız düşer.
- DKIM imzanız geçerli olsa bile, imza anahtarınız çok kısa veya çok eskiyse güven kaybedersiniz.
- DMARC kaydı mevcut olsa bile, politikalarınız çok "sert" veya çok "gevşek" ayarlanmışsa spam sinyali üretir.
- IP reputasyonu düşükse (daha önce kara listeye düşmüşse) SPF ve DKIM'in hiçbir anlamı kalmaz.
- Reverse DNS (PTR kaydı) yoksa veya uyumsuzsa, sunucunuz "hayalet IP" gibi algılanır.
Yani SPF, DKIM, DMARC sadece masanın üstündeki belgeler gibidir. Asıl dava, mahkemenin arka odalarında görülür.
Gizli Savaş: E-posta Servislerinin Baktığı Bilinmeyen Parametreler
Parametre | Etkisi |
---|---|
SMTP Banner uyumu | Sunucu kimliği doğru değilse şüpheli bağlantı olarak işaretlenir |
EHLO/HELO komutu | IP ile alan adı uyumsuzsa doğrudan düşük puan alırsınız |
TLS Zorunluluğu | Şifreli bağlantı yoksa veya eski protokoller kullanılıyorsa spam skoru artar |
Header yapılandırması | Eksik veya çakışan başlıklar varsa (Reply-To, Return-Path) güven puanı düşer |
Gönderim frekansı | Yeni bir IP'den çok hızlı mail gönderilirse "spam saldırısı" gibi algılanır |
Görüyor musunuz? Sistem sadece SPF veya DKIM'e bakmıyor. Sizin haberiniz olmadan yüzlerce küçük detayı tarıyor. Ve sonunda ya sizi kapıdan alıyor... Ya da sonsuza dek spam zindanına atıyor.
Kimsenin Bilmediği Gerçek: İlk İzlenim Asla Silinmez
Bir mail sunucusuna ilk defa e-posta gönderdiğiniz anda, o sistem sizin IP ve domain adresinizi "hafızasına" kaydeder. İlk gönderimde hata yaptıysanız, kötü imza verdiyseydiniz, uyumsuz bir bağlantı kurduysanız, O kötü izlenim sonsuza dek kaydedilir.
SPF ve DKIM ayarlarını düzeltmeniz, ilk gün yaptığınız hataları geri alamaz. Bu yüzden "neden SPF doğru ama hala spamda kalıyorum?" diye sorarsınız. Çünkü sistem sizi kötü niyetli olarak kaydetti. Ve ikinci bir şans tanımaz.
Bu Görünmeyen Yargıdan Nasıl Kurtulabilirsiniz?
- Yeni bir IP adresi veya sunucu kullanın (IP reputasyonu sıfırdan başlamalı).
- SPF kaydını minimal ve doğru yapın (sadece gönderen IP'leri listeleyin).
- DKIM anahtarınızı en az 2048 bit uzunlukta oluşturun, 1 yılda bir değiştirin.
- DMARC kaydınızda adım adım politika sıkılaştırması yapın (önce none, sonra quarantine, en son reject).
- Reverse DNS (PTR) kaydınızın IP ve alan adı birebir eşleştiğinden emin olun.
- Mail header'larını profesyonel SMTP araçlarıyla simüle edip hatasız hale getirin.
- İlk 1 ayda çok düşük hacimde, düzenli aralıklarla mail göndererek IP'nizi ısıtın (IP warm-up).
- Mail içeriğinizde SPAM tetikleyici kelimeler kullanmaktan kaçının (ücretsiz, bedava, kazan, teklif vb.).
Çünkü e-posta dünyasında İlk izlenim bir kez yapılır. Ve affı yoktur.
Görünmeyen Mahkemede Yargılanıyorsunuz
Her e-posta gönderdiğinizde, görünmeyen bir mahkemeye çıkarsınız. Hakimin kim olduğunu bilmezsiniz. Kuralları sonradan öğrenirsiniz. Ve çoğu zaman karar çoktan verilmiştir.
SPF ve DKIM belgeleriniz ne kadar kusursuz olursa olsun, Eğer arka planda görünmeyen yargılamayı kaybettiyseniz, Her e-postanız, sonsuza dek görünmeyen hücrelerde kaybolur.
Çünkü gerçek savaş, DNS kayıtlarında değil, İlk temasta atılan görünmez imzada başlar.