İnsanlar spiritüel uyanışı genelde bir huzur patlaması sanır. Oysa gerçek uyanış, bir çöküşle başlar. Kimi zaman bir ilişki biter, kimi zaman işinden atılırsın, bazen ise sadece bir sabah gözlerini açar ve şöyle dersin: Bu dünya artık bana ait değil.
Ve orada başlar yıkım. Ama bu yıkım bir ceza değil. Bir yeniden doğum süreci. Ruhun silkelenip ayağa kalkması için önce bedenin, zihnin, kimliklerinin düşmesi gerekir. Çünkü uyanış, önce her şeyi dağıtır. Neden mi? Çünkü senin sandığın sen, aslında değilsin.
Dağılma Bir Son Değil, Temizliktir
Spiritüel uyanış, bir nevi kod sıfırlamadır. Zihin, alışkanlıklar, ilişkiler, inançlar Her şey birer yazılımdır. Ve bu yazılımlar senin gerçek benliğinin üzerini örter. Uyanış ise önce tüm bu yazılımları siler. Peki ne olur?
Hayat karmakarışık olur. Çünkü o yazılımlar gitmeye başlayınca sistem çöküyor gibi hissedersin. Zihin deli gibi savrulur. Bağlantıların çözülür. Maddi denge bozulur. Ruhsal sancılar başlar.
Ancak bu bir yıkım değil. Temizlik işlemidir. Çünkü yeni enerji, eski kalıpların üzerine kurulmaz.
Uyanış Neden Acıtır?
Çünkü gerçek asla sahte olanla uyumlu değildir. Senin uyanmadan önce kurduğun hayat, eski sene aittir. Ve uyanış başladığında eski sen ölür. Dolayısıyla ona ait her şey de ölür. Bu bir kriz değil, bir törentir. Ama törenin sessizliğinde çığlıklar vardır.
Uyanışın acı verici olmasının sebebi, kaybettiğin şeyler değildir. Asıl sancı, o şeylerin senin olmadığını fark etmektir.
Uyanış Sürecinde Ortaya Çıkan Dağılma Türleri
Dağılan Alan | Ne Zannedilirdi? | Gerçekte Ne Olduğu? |
---|---|---|
İlişkiler | Sevgi, bağ | Bağımlılık, ihtiyaç |
İş ve kariyer | Kimlik, başarı | Kontrol, ego tatmini |
İnanç sistemleri | Hakikat | Kalıplar, öğretilmişlik |
Rutin hayat | Güven | Otomatiklik, körlük |
Dağınıklık Aslında Ne Getirir?
En başta gelen şey: Hiçlik hissi. Ne olduğunu bilmiyorsundur. Eskisi gibi düşünemezsin. Konuşmalar sığ gelir. Her şey boş görünür. Ama işte bu boşluk, yeni olanın gelmesi için açılmış yerdir.
Bu süreçte seni huzur değil; kafa karışıklığı, yalnızlık, delilik duygusu karşılar. Çünkü zihin hala anlam arar ama ruh artık bilmekle ilgilenmez. Ruh deneyim ister. Ve deneyim, anlamın ötesindedir.
Dağılmadan Sonra Ne Gelir?
Her şey sustuğunda, tek bir ses kalır. O da senin kendi iç sesindir. Artık o sesi ayırt edebilirsin çünkü başka ses kalmamıştır. İşte uyanış burada başlar.
Artık dış dünyaya göre değil, iç titreşimlerine göre yaşarsın. Kimse seni anlayamaz ama sen herkesi anlayabilirsin. Çünkü sen artık herkes değilsin, her şeysin.
Dağılma Olmadan Uyanış Mümkün Mü?
Hayır. Çünkü spiritüel uyanış bir bilgi değil, bir dönüşümdür. Ve her dönüşüm önce yıkar. Sonra kurar. Ama kurduğu artık senin değil, sana ait olandır.
O yüzden her şey darmadağın olduğunda, ağlayabilirsin. Ama bil ki o dağınıklığın içinden senin asıl formun çıkacak. Ve belki de bu sefer ilk kez gerçekten uyanmış olacaksın.