Kategoriler
AstrolojiPopüler KonularYaşam RehberiKariyer TavsiyeleriKişisel GelişimZenginler ve FakirlerSite TanıtımlarıKaranlık İnternet GerçekleriNe? Nedir? Nasıl?Kadim Gizli BilgilerMeditasyon ve OlumlamalarSpiritüalizmSpiritüel Rüya TabirleriYurt Dışında EğitimDualarBilgisayar ve GüvenlikYZ ile Para Kazanma Rehberi

Görselin Altına Gizlenmiş Site Linkleri, (Steganografiyle Erişilen Cehennem)

Gördüğün her resim, yalnızca bir görsel midir? Yoksa bazıları, baktığında sadece “bakmana” değil, belleğine bir şey yüklenmesine neden olacak şekilde tasarlanmış olabilir mi? Deep Web’in en sessiz, en az konuşulan, ama belki de en şeytani yöntemlerinden biri işte burada karşımıza çıkar: steganografiyle gömülü bağlantılar. Masum bir manzara fotoğrafı, internetteki en karanlık siteye açılan bir kapı olabilir. Üstelik sen farkında bile olmadan.

Steganografi Nedir? Görüntünün Görünmeyen Katmanları

Steganografi, bir bilginin başka bir şeyin içine gizlenmesidir. Bu teknik binlerce yıldır kullanılır — örneğin Antik Yunan’da kölelerin kafası kazınıp deriye mesaj yazılır, saçları çıkınca mesaj gizlenmiş olurdu. Günümüzde ise bu yöntem dijital forma bürünmüş durumda. Bir JPG, PNG ya da BMP dosyasının içine, özel algoritmalarla metin, komut, link, hatta çalışan bir kod bile yerleştirilebiliyor.

Ancak Deep Web üzerinde işler bir adım daha ileri gidiyor: Bazı görseller, yalnızca estetik bir içerik sunmakla kalmıyor; doğru çözümleme yapılırsa seni doğrudan erişilmesi imkânsız olan sitelere yönlendiriyor. Bunlar sadece gizli değil, aynı zamanda bilerek görünmez kılınmış siteler. Ve ulaşılmaları için görsele bakmak yetmez, onu çözmek gerekir.

“Cehennem” Siteleri: Görüntü Üzerinden Açılan Kabuslar

Deep Web kullanıcılarının “Inferna Layer” adını verdiği bazı .onion sitelerine yalnızca bir görüntü üzerinden ulaşıldığı iddia ediliyor. Bu siteler arama dizinlerine kayıtlı değil, URL adresleri normalde hiçbir yerde bulunmuyor. Ancak belirli bir görüntünün altına hex kod bloklarıyla gömülmüş bir bağlantı yerleştiriliyor.

Örnek: 120 KB büyüklüğünde sıradan bir siyah-beyaz portre fotoğrafı. Metadata’da hiçbir şey yok. Ama hexadecimal verisi analiz edildiğinde, boşluk gibi görünen bir pikselin yerinde aslında http://g4hzf2mblabla.onion adresinin byte karşılığı var. Ve bu adres, normal yollarla girildiğinde açılmaz — yalnızca görselden tetiklenen hash doğrulamasıyla aktif olur.

Bu Sitelerde Ne Var?

İddialara göre bu tür bağlantılarla açılan sayfalarda şu tür içerikler yer alıyor:

  • Yalnızca bir kere görüntülenebilen “karanlık ritüel metinleri”
  • Beyin dalgasına özel hazırlanmış hipnotik ses dosyaları
  • Steganografik zincir oyunlarının parçası olan veri parçaları
  • Giriş yaptıktan sonra seni sisteme kayıt eden “sessiz izleme protokolleri”
  • Ya da en korkuncu: Sadece seni izlemek için hazırlanmış, senden başka hiç kimseye görünmeyen siteler

Bu sitelerin bazıları gerçek zamanlı göz izleme yapıyor. Yani sayfa açıldığında sistem senin ekran hareketini, fare izini, hatta web kamerası açık değilse bile bağlı olup olmadığını kontrol ediyor. Amaç: senin varlığını “doğrulamak”. Çünkü bazı içerikler yalnızca “uygun kişi” tarafından açıldığında aktif oluyor. Bu yüzden bu sitelere “Eşik Kodlayıcı” diyorlar.

Nasıl Çözülüyorlar?

Bu sistemleri çözmek için genellikle üç katmanlı bir analiz gerekir:

  1. LSB (Least Significant Bit) Analizi: Görseldeki en az önemli bit’lerin içinde hangi byte’ların değiştiği incelenir. Genellikle ASCII karakterler buraya gömülür.
  2. Histogram Sapma Algoritması: Görselin renk yoğunluğu histogramı doğal bir dağılıma sahip değilse, yüksek ihtimalle içeriğinde şifreli veri vardır.
  3. Gölge Kanal Taraması: Bazı görüntülerde 4. veya 5. kanal (gözle görülmeyen renk katmanları) üzerinde frekans dalgası gibi kodlar saklanabilir.

Görsel çözüldüğünde ulaşılan şey sadece bir bağlantı değildir. Aynı zamanda sistem senin çözümleme yöntemine göre seni sınıflandırır. Hangi aracı kullandın, çözümü kaç saniyede yaptın, görseli nasıl yorumladın… Hepsi siteye girme biçimini etkiler.

İz Bırakmadan Girilebilir mi?

Teorik olarak evet, pratikte hayır. Çünkü bu sitelerin çoğu sadece çözümleyen kullanıcıya özel açılır. Yani URL sana özel hash’lenir ve tek seferlik bir geçiş sunar. Eğer bu link bir başkasına gönderilirse işe yaramaz. Çünkü sistem, “o kişi”yle “o görsel” arasında bir eşleşme ister.

Ve Şimdi Soru Şu:

Sen internette gezerken karşına çıkan herhangi bir görsel, belki de sana özel hazırlanmış olabilir mi? Belki de sen farkında olmadan, bir zamanlar bir görseli inceledin… ve o andan itibaren sistem seni izlemeye başladı.

Belki de tek gereken, o görsele tekrar bakman. Ve çözümlemen. Ve kapının sana açılması.

“Bazı siteler tıklanmaz. Hatırlanır. Ve hatırladığında açılır.”